bir alay

sf., esk.
Birçok, bir sürü, pek çok

Onlara çok zaman kedi, köpek, horoz, tavuk taklidi yapar, dükkânın önünde bir alay adam toplanır, bir cümbüştür giderdi.

- H. E. Adıvar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • alay — 1. is., Rum. Ses tonu, söz, davranış vb. yollarla biriyle, bir şeyle eğlenme, küçümseme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alay etmek alay geçmek alay gibi gelmek alaya almak alaya bozmak alayında olmak 2. is. 1) Herhangi bir törende veya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir — is. 1) Sayıların ilki 2) Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı 3) sf. Bu sayı kadar olan Bir kalem. 4) sf. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı) Bir adam sizi arıyor. 5) sf. Tek Allah birdir. 6) sf. Beraber Hep biriz, ayrılmayız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ALAY EMİNİ — Osmanlı İmparatorluğu zamanında bir alay askerin hesap işlerine bakan subay ki, binbaşıdan alt derecededir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ALAY İMAMI — Osmanlı İmparatorluğu zamanında bir alay askere imamlık vazifesini yapan subay …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • alay etmek — bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapmak Mahmure abla, Süleyman ağanın üç karılı olduğunu nasılsa öğrenmiş, onunla alay eder dururdu. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir karış beberuhi — alay çok kısa boylu kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alay gibi gelmek — (bir şey, insana) inanılacak gibi olmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alay — is. 1. Camaat, kütlə, böyük dəstə, izdiham, çoxlu miqdarda adam. Çinardan tökülən sarı yarpaqlar, yavaş yavaş irəliləyən bir cənazə alayının ayaqları altında . . xışıltı ilə səslənirdi. H. N.. Zeynal matəm alayını təqib edənlərə məxsus məyus… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • alay alay — sf. 1) Pek çok, çok sayıda Her biri bir havadan çalan alay alay insanların etrafımda kaynaşması, beni adamakıllı sersemletti. R. N. Güntekin 2) zf. Kalabalık olarak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üzerine bir bardak su içmek — alay alacaklı bulunduğu bir şeyi elde etmekten umut kesmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.