beyanat

is., Ar. beyānāt
Demeç, bildiri

Beyanatın askerî kısmını Falih Rıfkı almış, bana da siyasi kısmını bırakmıştı.

- Y. K. Karaosmanoğlu
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller
- <

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • beyânât — (A.) [ تﺎﻥﺎﻴﺑ ] açıklamalar, demeç …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • BEYANAT — (Beyan. C.) Nutuklar, izahlar, açıklamalar, beyanlar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • beyanat vermek (veya beyanatta bulunmak) — demeç vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • demeç — is., ci Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat Yan tutmadan davranacağını ve davranılmasını isteyen demecini yaymıştı. T. Buğra Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller demeç vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • demeç vermek — yetkili bir kimse bir konuda yayın organlarına açıklama yapmak, beyanat vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AKL-I BEŞER — İnsan aklı. İnsan düşüncesi.(Kur anın hakaik ı İlâhiyeye dair beyanatı ve tılsım ı kâinatı fethedip ve hilkat ı âlemin muammasını açan beyanat ı kevniyesi, ihbarat ı gaybiyenin en mühimmidir. Çünkü: O hakaik ı gaybiyeyi hadsiz dalâlet yolları… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.