atmak

arma ve endaht etmek; şefak sökmek, tang atmak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • atmak — atmak, I, 21,116,129,160, 170, 236, 237, 280, 403, 528; I I, 2026, 221, 226, 303, 306, 326; II I …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • atmak — i, e, ar 1) Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak Taşı suya atmak. 2) Bir şeyi yere doğru bırakmak 3) Bir kimsenin ilişiğini kesmek Adamcağızı berbat bir yere attılar. 4) e, nsz Koymak Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek 5)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • başından atmak — 1) yapılması güç bir işi yapmaktan kendini kurtarmak Madem bunları siz kendi başınızdan atmak istiyorsunuz, emanet olarak şu masaya bırakın. S. Birsel 2) sürdürülmesi gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermek Hilmi Efendi yi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • auta atmak — sp. topu sahadan dışarıya atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • destursuz atmak — kolay yalan söyleyebilmek, palavra atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gır atmak — konuşmak, laf atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kazık atmak — aldatmak, kazıklamak Bütün ilişkileri birilerine kazık atmak üzerine kurulu. A. Ümit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kestirip atmak — ayrıntılı düşünmeden kesin yargıya varmak Tartışmayı kestirip atmak bana hiçbir zaman kolay görünmemiştir. M. C. Anday …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıç atmak — 1) çifte atmak 2) tkz. çok istemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kötek atmak (veya çekmek) — dövmek, dayak atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.