başından atmak

1) yapılması güç bir işi yapmaktan kendini kurtarmak

Madem bunları siz kendi başınızdan atmak istiyorsunuz, emanet olarak şu masaya bırakın.

- S. Birsel
2) sürdürülmesi gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermek

Hilmi Efendi'yi başlarından atmak yolunu arıyorlardı.

- R. H. Karay

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sırtından atmak — başından savmak veya birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü üzerine almamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saçı kılmak (veya atmak) — gelinin başından çiçek, şeker, arpa, para vb. saçmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kol — is., anat. 1) İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm 2) Vücudunun bu bölümünü saran bölümü Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı 3) Makinelerde tutup çevirmeye,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.