ele geçirmek

1) yakalamak

Bir yıl sonra verdiği sözü bozdu, bunu başka bir diyarda ele geçirmek sevdasına düştü.

- Y. K. Karaosmanoğlu
2) sahibi olmak

İstanbul'u ele geçirmek için bu muharebeye girdiklerini ilan etmekten başka bir şey yapamadılar.

- Ö. Seyfettin

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • dizginleri (veya dizginlerini) ele almak — yönetimi eline geçirmek Uykusunun dizginlerini ele almak ve istediği zaman uyanmak. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inisiyatifi ele almak (veya geçirmek) — karar verme yetkisini kullanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • NAİLİYET — Ele geçirmek, murada ermek, elde etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • el — 1. is., anat. 1) Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba 2) Sahiplik, mülkiyet Elden çıkarmak. Elimdeki bütün parayı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zapt — bk. zabt. ♦ zapt edilmek ele geçirmek. ♦ zapt etmek ele geçirmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • zabt — (A.) [ ﻂﺒﺽ ] 1. tutma. 2. ele geçirme. 3. kavrama. ♦ zabt edilmek ele geçirilmek. ♦ zabt etmek ele geçirmek. ♦ zabtiye nâzırı emniyet genel müdürü. ♦ zabtiye nezâreti emniyet genel müdürlüğü …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • tutmak — i, ar 1) Elde bulundurmak, ele almak Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin 2) Ele geçirmek, yakalamak Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin 3) Avlamak Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • istîlâ — (A.) [ ﻼﻴﺘﺱا ] yayılma, ele geçirme. ♦ istîlâ etmek yayılmak, ele geçirmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • almak — i, ır 1) Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) i, den Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak Çocuğu okuldan aldı. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • avlamak — i 1) Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek 2) mec. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.