yüzüne gülmek

1) dostmuş gibi görünmek

Köylünün yüzüne gülüp arkadan jurnalliyormuş.

- E. Işınsu
2) dostluk göstermek, ilgi göstermek, alakalanmak

Köyde, ondan başka yüzümüze gülen, bize yol gösteren olmadı.

- Ö. Seyfettin
3) temizliği, yeniliği dolayısıyla ferahlık vermek

Banyo, tuvalet, vesair kısımlar, o ne temizlik, o ne genişlik, insanın yüzüne gülen o ne ferahlıktı.

- H. R. Gürpınar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • KİŞRE — Yüzüne gülmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • yüz — 1. is. 1) Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık 2) Yüzey, satıh Suyun yüzünde. 3) Kesici araçlarda ağız Bıçağın keskin yüzü. 4) Bir kumaşın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bahtı açık olmak — bir konuda şansı yaver gitmek, talih yüzüne gülmek Zaten başak burcunda doğmuş ananın kızında evlenme bahtı açık olur. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağız — 1. is. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü 2. is., ğzı, anat. 1) Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk 2) Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü Küçük bir ağız. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.