canı sıkılmak

1) içi sıkılmak, yapacak bir işi olmamaktan tedirginlik duymak

Bu dört yanı duvarlı, tek kat, basık ve toprak evde öyle canı sıkılıyordu ki...

- R. H. Karay
2) keyfi kaçmak

Eski hasırı bu yüzden yaktığı için balıkçının sözüne fena canı sıkılmıştı.

- S. F. Abasıyanık
3) üzülmek, öfkelenmek

Atölyede bellediğim dünya kadar söze gazetelerde, kitaplarda rastlamayınca enikonu canım sıkılıyordu.

- B. R. Eyuboğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • eñreşmek — canı sıkılmak, inlemek, mızmızlanmak (çocuk hakkında) I, 258, 289; III, 39 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • tarunmak — canı sıkılmak, usannnak, s ıkılmak II, 145 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • can — is., Far. cān 1) İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık 2) Yaşama, hayat Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. R. N. Güntekin 3) Güç, dirilik Her şeyde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kararmak — nsz 1) Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak 2) Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak Hava iyice kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı. P. Safa 3) Ateş sönmeye yüz tutmak 4) mec. Kederlenmek, canı sıkılmak 5) mec. Niteliğini yitirmek Eşsiz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tutulmak — nsz 1) Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak Bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu. E. E. Talu 2) Ay ve güneş tutulma olayına uğramak 3) Ünlü olmak, meşhur olmak 4) Tutuk duruma gelmek 5) Bir organı işleyemez olmak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • keyfi bozulmak — 1) hastalanmak 2) canı sıkılmak, rahatı kaçmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.