gözden geçirmek

1) okumak

O günkü gazeteleri gözden geçirdi.

- F. R. Atay
2) niteliğini anlamak için bir şeyin her yanına bakmak, incelemek, muayene etmek

Akşam hazırlanmış sofrayı gözden geçirmek için odasından çıktı.

- A. Kutlu
3) araç, motor vb.nin çalışıp çalışmadığını incelemek, denemek, denetlemek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • tahlilden geçirmek — gözden geçirmek Kalabalığı kısa ve kuş bakışı bir tahlilden geçirelim. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • göz — is., anat. 1) Görme organı 2) Bazı deyimlerde, görme ve bakma Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin. 3) Bakış, görüş Bu sefer alacaklı gözüyle baktım. 4) Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak Asıl felaket bu pınara sırt… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • elemek — i 1) Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek İşte deniz suyunun tuzunu eleyip çölü sulayıp kazanılan meralar. H. Taner 2) Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek 3) İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taramak — i 1) Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu. Y. Kemal 2) Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • araştırmak — i 1) Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek Odayı iyice araştırdım ama aradığımı bulamadım. 2) Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak 3) Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak Türk… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • didiklemek — i 1) Çekiştirerek veya ısırarak parçalamak, gagalamak Kuş, sanki öfkesini alamamış gibi gagasıyla yılanı didikliyor sanılırdı. M. Ş. Esendal 2) Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak Manzumenin yazılı olduğu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içerik — is., ği 1) Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf Eğitimin yalnız yöntemlerini değil, içeriğini de gözden geçirmek, düzeltmek gerekmektedir. 2) Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • izlemek — i 1) Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek 2) Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak Geceyi gündüz izler. 3) Bir olayın gelişimini gözden geçirmek Bu ustaca düzeni Osmanlıların her işinde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saymak — i, ar 1) Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak Nara sormuşlar: Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne demiş. B. R. Eyuboğlu 2) Sayıları arka arkaya söylemek Birden ona kadar… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yoklamak — i 1) El ile dokunarak incelemek Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım. R. H. Karay 2) Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek 3) Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.