baş vermek

1) çıban olgunlaşmak
2) buğday vb. bitkiler başak bağlamaya başlamak, başak oluşmak
3) gemi, kayık vb.ni döndürmek, çevirmek

En sonunda rüzgârların istikametine baş verdi.

- S. F. Abasıyanık

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş başa — zf. Birlikte, beraberce Ayakaltı olmayan bir yer bul da baş başa oturalım. R. H. Karay Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller baş başa bırakmak baş başa kalmak baş başa olmak baş başa vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş kesmek — selam vermek için baş eğmek Gülerken de göğsünün sağ köşesine baş kesmeyi unutmaz. S. Birsel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş başa vermek — 1) iki veya daha çok kimse bir kenara çekilip konuşmak Nahiye müdürü, mebus ve belediye reisi ile baş başa vererek bir şeyler konuşuyor. R. N. Güntekin 2) dayanışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş ağrıtmak — tedirgin etmek, bıkkınlık vermek, can sıkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş bağlamak — 1) başına bir örtü örtmek 2) başak vermek 3) birine veya bir şeye bağlanmak, intisap etmek 4) hlk. nişanlanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uç vermek — 1) çıban baş vermek 2) ortaya çıkmak 3) bitki bitmek, sürmek 4) gelişme, büyüme başlangıcı göstermek Günbegün artmada dert ile gamım / Uç verdi yaralar sıralandı gel. Bayburtlu Zihni …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fasıla vermek — ara vermek, kesmek Birer kart göndererek baş ağrılarından dolayı bu kabullere fasıla verdiğini bildirmişti. P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • el ele vermek — 1) el tutuşmak El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kütlesini zor zaptediyorlardı. H. Taner 2) mec. birlikte davranmak, bir konuda birleşmek Baş başa, el ele verelim de biz asıl bir çare bulalım, evvela şu büyüden kurtulalım. R. H.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yoluna baş koymak — bir amaca, bir gayeye yönelmek, bütün varlığıyla kendini vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.