gönül vermek

1) sevmek, âşık olmak

1934'te yepyeni bir Türkçeye gönül vermiş olan Atatürk, sonraki üç dört yıl içinde, daha ılımlı bir dil devrimine yönelmiş olabilir mi?

- T. Halman
2) bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelmek, eğinmek, meyletmek

Atölyelerde bu işe gönül veren idealist öğretmenler ders vermekteydi.

- C. Uçuk

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • gönül — is., nlü 1) Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi. O. S. Orhon 2) mec. İstek, arzu Okumaya gönlün var mı? Birleşik Sözler gönül avcısı gönül …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meyil vermek — 1) eğiklik sağlamak 2) mec. ilgi göstermek, gönül vermek Her dilbere meyil verme / Ya sevilir ya sevilmez. Erzurumlu Emrah …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • huzur vermek — gönül rahatlığı, dirlik vermek, dinlendirmek Bu müzik bana huzur verdi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tarziye vermek — gönül almaya çalışmak, özür dilemek Yüzüme bakmadan bana tarziye verdi. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pay vermek — 1) hisse vermek, bölüşmede bulunan parçalardan ayırmak Batı, beynini sömürdüğü insanlara kendi uyruklarına sağladığı konfordan pay verip gönül alır. H. Taner 2) mec. küçük büyüğe karşılık vermek, saygısızca davranmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • abayı yakmak — tkz. (birine) aşırı bir biçimde gönül vermek, tutulmak, âşık olmak Sen mi verdin ona gönül yoksa o mu yaktı sana daha önce abayı? O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MEYLETMEK — Bir tarafa doğru eğilmek. Bir tarafa yönelmek. * Sevgisini vermek, eğilmek. Gönül vermek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • eğinmek — e Gönül vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meyletmek — e, der, Ar. meyl + T. etmek 1) Eğilmek 2) Gönül vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sevmek — i, er 1) Sevgi ve bağlılık duymak Çok az lakırtı söylediği için sevdiği arkadaşları bile kendisini iyice anlayamamışlardı. Ö. Seyfettin 2) Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek Ne kadınlar sevdim zaten yoktular / Böyle bir sevmek görülmemiştir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.