ayağa kalkmak

1) ayakları üzerinde durmak, dikilmek

Ayağa kalkarak istifa etmeyeceğim, dedi.

- M. Ş. Esendal
2) hasta iyi olmak, iyileşmek
3) saygı göstermek için oturma durumundan ayaküzeri durumuna geçmek
4) harekete geçmek

Bu gece büyük hanımın kerem ve ihsan damarları ayağa kalkmıştı; köylüler mutlaka yemek yiyeceklerdi.

- R. N. Güntekin
5) mec. telaşlanmak, telaşa kapılmak, heyecanlanmak

Bütün kahve halkı ayağa kalkıyor.

- B. R. Eyuboğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • cinleri ayağa kalkmak — sinirlenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayağa fırlamak — hızla ayağa kalkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ay üstüne kalkmak — ayağa kalkmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • dikilmek — ayağa kalkmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • şavaklamak — ayağa kalkmak, yükselmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • ayak — is., ğı, anat. 1) Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü 2) Bacak 3) Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var. 4) Vücudun… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gezmek — nsz, er 1) Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu. O. C. Kaygılı 2) Bir yerde dolaşmak, yürümek Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi. S. F.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yekinmek — nsz, hlk. 1) Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak Nihayet içlerinden biri yekindi, okumakta devam etti, ötekiler sustular. M. Ş. Esendal 2) mec. Gereğinden fazla gayret sarf etmek Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cin — 1. is., İng. gin Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir tür alkollü içki, ardıç rakısı Birleşik Sözler cin darısı cin mısırı 2. is., din b., Ar. cinn 1) Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dinelmek — nsz, hlk. 1) Ayakta durmak 2) Ayağa kalkmak, dik durmak 3) e, mec. Karşı koymak, kafa tutmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.