tadını kaçırmak

aşırılığa kaçmak, hoşa gitmeyen bir durum yaratmak

İstemediği şeyleri, anam babama ne kadar söylerse ben de o kadar söyleyip işin tadını kaçırmamaya çalışıyorum.

- M. Ş. Esendal

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ağzının tadını kaçırmak — 1) neşesini, keyfini bozmak Ben o kadınlardan değilim ki, evin büyüğü ben olacağım diye tutturup akılsızlıklarla ağzımın tadını kaçırayım. M. Ş. Esendal 2) bir kimsenin kurulu düzenini bozmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağız tadı — is. Ailede veya toplumda dirlik düzenlik, iyi geçinme, rahatlık, kemaliafiyet Allah ağzımızın tadını bozmasın. Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tat — 1. is., hlk. Dilsiz 2. is., dı 1) Bazı cisimlerin tat alma organı üstünde bıraktığı duyum Nem elbisenize işlemiştir, yaşlığında deniz suyunun tuzlu tadı ve yapışkanlığı duyuluyor. R. H. Karay 2) Tatlılık 3) mec. Hoşa giden durum, lezzet, zevk… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • piç etmek — tkz. 1) (bir işi) yapayım derken bozmak, çıkmaza sokmak 2) (bir işi) tadını kaçırmak, tatsız bir durum yaratmak Can sıkıntısı, pişmanlık ve öfkenin, bu Vaniköy akşamını nasıl piç edeceğini şimdiden kestirebiliyordum. A. İlhan 3) (bir işi) boş… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.