bellisiz

sf.
Belli olmayan, bilinemeyen

Ne kumaştan olduğu bellisiz murdar birer entari...

- H. R. Gürpınar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • belli belirsiz — sf. 1) Yarı belli 2) zf. Zorlukla seçilerek, yarı bellisiz olarak, duyularak, çok az belli olarak Dere içinde eylül sabahının ışığı yavaş yavaş, belli belirsiz yayılmaktadır. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.