geri vermek

(bir şeyi) aldığı yere veya kimseye vermek, iade etmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • geri — 1. is., hlk. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval 2. is. 1) Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı Amerikan barın gerisinden işaret eden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • geri çevirmek — 1) geri vermek, geldiği yere göndermek, iade etmek 2) kabul etmemek, reddetmek Oğlunun hiçbir dileğini geri çevirmezmiş. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ödünç vermek — birine geri alınmak üzere mal, para, eşya vb. vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İADE — Geri vermek. Eski haline getirme. * Mukabilini yapma. Karşılığını yapma. * Avdet ettirmek. * Edb: Bir mısraın veya beytin son kelimesini, kendisinden sonra gelen mısra veya beytin ilk kelimesi olarak kullanma sanatı. İade li şiire muâd da… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İADETEN — Geri vermek üzere …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • iâde — (A.) [ ﻩدﺎﻋا ] geri verme, geri gönderme. ♦ iâde edilmek geri verilmek, geri gönderilmek, ♦ iâde etmek geri vermek, geri göndermek. ♦ iâde eylemek geri vermek. ♦ iâde i âfiyet etmek sağlığına kavuşmak. ♦ iâde i itibâr edilmek itibarı geri… …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • iade etmek — 1) geri vermek, geri çevirmek 2) karşılık olarak yapmak, mukabele etmek 3) yansıtmak Karşıki kayalar benim sesimi bana iade ettiler. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tütmek — nsz, er 1) Duman veya buhar çıkarmak Dumanı tütmekte olan bir vapuru görerek artık yerine dönmeyi akıl etti. H. Taner 2) Dumanı geri vermek Kahvelerin içi tüten ocakla göz gözü görmez bir hâldeydi. S. F. Abasıyanık 3) mec. Yaşamak, varlığını… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • üzere — zf. 1) Amacıyla Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar. P. Safa 2) Şartıyla Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsiniz. 3) Neredeyse Bu yangın kalbimizde başlıyorsa yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • azat etmek (veya eylemek) — 1) serbest bırakmak, salıvermek 2) esk. köle ve cariyelerin özgürlüğünü geri vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.