boş durmamak

1) her zaman bir işle uğraşmak
2) birinin yaptığına karşılık olarak bir harekette bulunmak

Bizden sonra cenaze çıkmış bir eve benzeyen Bekirağa bölüğündeki arkadaşlar boş durmamışlardı.

- H. C. Yalçın

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • boş — sf. 1) İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler. A. Gündüz 2) Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal Boş kadro. 3) Yapılacak işi olmayan, işsiz… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • es geçmek — tkz. üzerinde durmamak, boş vermek, önemsememek Ama katil Farslı olunca bunu es geçiyorlarmış. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.