geri göndermek

geldiği yere göndermek, iade etmek

Eteğim gayet fena olmuş, terziye geri gönderdim.

- M. Yesari

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • geri — 1. is., hlk. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval 2. is. 1) Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı Amerikan barın gerisinden işaret eden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • geri çevirmek — 1) geri vermek, geldiği yere göndermek, iade etmek 2) kabul etmemek, reddetmek Oğlunun hiçbir dileğini geri çevirmezmiş. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iâde — (A.) [ ﻩدﺎﻋا ] geri verme, geri gönderme. ♦ iâde edilmek geri verilmek, geri gönderilmek, ♦ iâde etmek geri vermek, geri göndermek. ♦ iâde eylemek geri vermek. ♦ iâde i âfiyet etmek sağlığına kavuşmak. ♦ iâde i itibâr edilmek itibarı geri… …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • çevirmek — i 1) Bir şeyin yönünü değiştirmek Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç 2) Öteki yüzünü görünür duruma getirmek Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin 3) Döndürerek hareket ettirmek Resimleri… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yansıtıcı — is. Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak amacıyla kullanılan araç, yansıtaç, reflektör …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yansıtmak — i 1) Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek Ayna ışığı yansıtır. Kubbe sesi yansıtır. 2) mec. İletmek, duyurmak, aktarmak Palyaço, yaşamın sorunlarını lafsız, az lafla, ukalalığa kaçmadan yansıtmak durumundadır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nakzen iade etmek — huk. (davayı) bir yargı kararını, yargılama yöntemine ilişkin hükümler bakımından yerinde görmeyip bozarak hükmü veren mahkemeye geri göndermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • davayı nakzen iade etmek — Bir yargı kararını, yargılama yöntemine ilişkin hükümler bakımından yerinde görmeyip bozarak hükmü veren mahkemeye geri göndermek …   Hukuk Sözlüğü

  • atmak — i, e, ar 1) Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak Taşı suya atmak. 2) Bir şeyi yere doğru bırakmak 3) Bir kimsenin ilişiğini kesmek Adamcağızı berbat bir yere attılar. 4) e, nsz Koymak Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek 5)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İSRA' — Hızlandırmak. Sür atlendirmek. * Geri döndürmek. Göndermek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.