yemek yemek

karın doyurmak

Yemek yerken içtiğim iki şişe su, bir ter seli hâlinde ensemden boynuma doğru akıyordu.

- E. Bener

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yemek — yemek, yeylp telef etmek, I, 55, 66, 79, 88, 116, 318, 323, 342, 343, 504; I I, 69,70. 311; III, 9, 16, 31, 67, 146 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yemek — 1. is., ği 1) Yemek yeme, karın doyurma işi Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni. N. Cumalı 2) Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam 3) Günün belli saatlerinde yenilen besin Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek masası — is. Üzerinde yemek yemek amacıyla kullanılan masa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek odası — is. Yemek yenilen oda, yemek salonu, salamanje …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek salonu — is. Yemek odası Apartman kapısından içeriye girince küçük bir yemek salonu göze çarpıyordu. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek borusu — is., anat. 1) Besinleri ağızdan mideye ulaştıran kasla çevrili zarsı kanal 2) ask. Yemek vaktini bildirmek için çalınan boru …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek duası — is. Yemek yedikten sonra Allah a şükretmek için edilen dua …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek listesi — is. Yemek yenilecek yerlerde mevcut yemekleri gösteren liste …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek çıkarmak — ağırlamak için yemek sunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yemek dolabı — is. Yemeğin saklandığı dolap …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.