son kozunu (veya kartını) oynamak

elinde bulunan son imkânı kullanmak

Her ikisi de son kartlarını oynadıklarını biliyordu.

- M. Mungan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • son — sf. 1) Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı Gündüzün son ışıklarıyla beraber sanki odadan eşya da çekiliyordu. P. Safa 2) En arkada bulunan Son vagon. 3) Artık ondan ötesi veya başkası… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.