oruç yemek

oruç tutmamak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • gâvura kızıp oruç yemek (veya bozmak) — başkasına kızıp kendine zararlı olan bir iş yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • oruç — is., cu, din b., Far. rūze 1) Tanrı ya ibadet amacıyla yeme, içme vb. şeylerden belli bir süre veya biçimlerde kendini alıkoyma Eh, biz her vakit duamızı, orucumuzu eksik etmeyiz, çok şükür! N. Cumalı 2) mec. Çok sevilen veya istenen şeylerden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İFTAR — Oruç açmak. Oruç açılırken yenen yemek. (Zıddı: İmsak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • sahura kalkmak — oruç tutan kimse gün doğmadan yemek yemek için yataktan kalkmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sahur — is., Ar. saḥūr 1) Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek Sonra sahur niyetine iki lokma bir şey yemek için otelin salonuna girdiğinde... A. İlhan 2) Bu yemeğin yendiği vakit Birleşik Sözler sahur yemeği… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KEFFARET-İ SAVM — Ramazan ı Şerifte özürü bulunmaksızın muayyen şartlar dâhilinde orucunu bozan bir mükellefin, müslim veya gayr i müslim bir köle veya câriye azâd etmesinden; buna muktedir değilse, iki ay muttasıl oruç tutmasından; buna da muktedir değilse,… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KEFFARET-İ ZIHAR — Zıhar keffareti.Keffâret i zıharın vâcib olmasının şartı kudrettir. Muktedir olan, köle azad eder; değilse iki ay oruç tutar, buna da gücü yetmezse altmış fakire yemek verir. (Bak: Zıhâr …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İFTARİYYE — İftarlık. İftar için hususi olarak hazırlanmış nevale. Bunlar oruç bozulduktan sonra yemek yenmeden evvel yendiği için bu ad verilmiştir. * Osmanlı İmparatorluğu zamanında padişah sarayında, vüzera, eşraf ve âyân konaklarında, davetlilere… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.