bekârhane

is., esk., Ar. bekār + Far. ḫāne
1) Bekârların kalması için ayrılmış veya düzenlenmiş oda
2) Bekârların yaşadığı müstakil ev

Şehzadebaşı'nın geniş odalı bekârhanelerinden birinde ikamete karar vermişti.

- Y. K. Karaosmanoğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • bekâr — is., Ar. bekār 1) Evlenmemiş kimse Bekârdı, evlenmeye vakit bulamamıştı. Ö. Seyfettin 2) Evli olduğu hâlde ailesinden ayrı, yalnız yaşayan kimse Birleşik Sözler bekârhane bekâr odası müzmin bekâr Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller bekâr gözü, kör …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hane — is., Far. ḫāne 1) Ev, konut 2) Ev halkı Oğlan iyiydi; becerikli, yumuşak huyluydu ama hanesi kalabalıktı. N. Cumalı 3) Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz Dama tahtasında altmış dört hane vardır. 4) mat. Basamak 5) müz. Klasik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.