mecbur tutmak

(birini) zorlamak, yükümlü saymak, mecbur etmek

Memleketin büyük menfaati, beni bu yolda harekete mecbur tutuyordu.

- Atatürk

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • mecbur — sf., Ar. mecbūr 1) Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan Biz toprağımızdan düşmanı atmaya mecburuz. R. E. Ünaydın 2) esk. Bağlı, düşkün, tutkun Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller mecbur etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FARZ-I AYN — Herkesin yapmaya mecbur olduğu farz. Namaz kılmak, yalan söylememek, imân etmek, oruç tutmak gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.