hızını alamamak

1) hızla gidişini yavaşlatamamak
2) mec. öfkesini yenememek, yatışamamak

Münakaşa tekrar eski hızını alamayarak biraz sonra söndü.

- R. N. Güntekin

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • hız — is. 1) Çabukluk, sürat Hikâyede baştan sona kadar hareket ve hız olmalıdır. F. R. Atay 2) Bir hareketten doğan güç, şiddet Yağmur şimdi hızını daha da arttırmıştı. H. Taner 3) Çaba, güç, gayret, takat 4) fiz. Alınan yolun harcanan zamana oranı,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.