rast gelmek

1) düşünmediği, ummadığı hâlde karşılaşmak, rastlamak, tesadüf etmek

Bu kadın kadar tamahkâr bir insana ömründe rast gelmedi.

- Y. K. Karaosmanoğlu
2) düşünmediği veya düşülmediği hâlde payına düşmek

Kumaşın iyisi bana rast geldi.

3) atılan şey hedefi bulmak

Çok ev aradım ama hiçbir yerde rast gelmedi.

4) tesadüf etmek, denk gelmek

Yumrukları ile başına, ne tarafına rast gelirse vurmaya, tekrar vurmaya başladı.

- Y. K. Karaosmanoğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • gelmek — den, e, nsz, ir 1) Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan 2) Geriye dönmek ... adamı Ödemiş ten aldım geldim, her masrafını çektim. N. Cumalı 3) Oturmaya, ziyarete gitmek Dün akşam amcamlar bize geldi.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • rast — 1. is., müz., Far. rāst Klasik Türk müziğinde bir makam 2. sf., esk., Far. rāst 1) Doğru, düzgün 2) is. Tesadüf 3) is. Atılan şey hedefi vurma Birleşik Sözler rastgele Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller rast gele! rast gelmek rast getirmek rast… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denk gelmek — 1) uygun düşmek, uygun gelmek Neleri, nasıl yazacağımıza gelince, yaşadığım günden başlayıp, denk geldikçe geriye dönüşlerle. N. Meriç 2) rast gelmek, rastlamak Dolunun her biri, denk gelse bir kafa yarardı. T. Buğra …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ıraslaşmak — rast gelmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • İLTİKA — Rast gelmek. Buluşmak. Kavuşmak. * Kavuşturulmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • rastlamak — e 1) Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek Eskicizade ye indiğim otelin kıraathanesinde rastladım. S. F. Abasıyanık 2) Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek Taş cama rastladı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • değmek — 1. e, er 1) Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik. Y. Z. Ortaç 2) Ulaşmak, erişmek Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince... 3) İstenilen yere düşmek, rast gelmek,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tesadüf etmek — rastlamak, rast gelmek Ara sıra birbirimize tesadüf ettikçe biraz dertleşmek vaadiyle ayrıldık. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • oğurmak — isabet etmek, rast gelmek; muvafik olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uçraşmak — (uçramak) tesadüf etmek, rast gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.