ince eleyip (veya eğirip) sık dokumak

bir şeyi en küçük ayrıntılarına kadar araştırmak, gözden veya elden geçirmek

Annesinin bu meseleyi nasıl ince eleyip sık dokuyacağını biliyordu.

- O. Kemal

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • ince — sf. 1) Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı İnce minare. İnce değnek. İnce kitap. 2) Zayıf Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı 3) Taneleri ufak, iri karşıtı İnce un. İnce kum. 4) Aşırı özen gerektiren …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.