dönüp dolaşmak

1) uzun süre gezmek
2) mec. arayış içinde olmak, her çareye başvurmak

Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık.

- B. R. Eyuboğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • dolaşmak — nsz 1) Gezmek, gezinmek Belki otuz defa belki kırk defa, otelin merdivenlerini inip çıkıyor, her yeri dolaşıyor. M. Ş. Esendal 2) Doğru gitmeyip yolu uzatmak Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız. 3) Dönüp başka bir yönden gelmek Dolaş da arka… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dolap beygiri gibi dönüp durmak (veya dolaşmak) — dar bir çevrede hep aynı işi yapmak Bir dolap beygiri gibi dönüp dolaşarak ağaçları, çiçekleri sulardım. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dönmek — nsz, er 1) Kendi ekseni üzerinde veya başka bir şeyin dolayında hareket etmek İçeride anahtarın acı bir gıcırtısıyla döndüğünü duydum. Y. Z. Ortaç 2) den, e Geri gelmek, geri gitmek Ertesi gün aynı yoldan Bodrum a döndük. Halikarnas Balıkçısı 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • turlamak — nsz Tur atmak, dolaşmak, dönüp durmak, turalamak Futbolcular Kuşadası nda turluyor! Sabah otuz tur atan oyuncular öğleden sonra da teknik ve taktik çalıştı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.