allak bullak olmak

1) çok karışık duruma gelmek, altı üstüne gelmek, karmakarışık olmak, düzeni bozulmak

Bütün insanların içleri dışına çevrilse dünya allak bullak olur.

- N. Araz
2) mec. karışmak

Kötü haberi alınca kafası allak bullak oldu.

3) mec. şaşkına dönmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yüzü karışmak (veya allak bullak olmak veya alabora olmak) — can sıkıcı bir durum, yüzünden belli olmak Beraberce binmiş olduğumuz bir takside birdenbire yüzü karıştı, şoföre yüksek bir sesle... A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • allak bullak — sf. Altüst, karmakarışık Memleket zaten ayol, baksana allak bullak / Sen de hissinle yürürsen batarsın mutlak. M. A. Ersoy Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller allak bullak etmek allak bullak olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alan talan — sf. Karmakarışık, allak bullak, darmadağınık Ortaya bir kucak çamaşırla orta yaşlı, saçları alan talan bir Musevi kadını çıktı. H. R. Gürpınar Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alan talan etmek alan talan olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.