aday olmak

herhangi bir işe alınmak veya seçilmek için istekli olmak

Geçen seçim bu dört kardeşin dördü de ayrı partiden aday oldular.

- H. Taner

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • aday — is. 1) Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse Babası da beni damat adayı olarak görüyordu. M. Yesari 2) Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet Türkiye Büyük Millet Meclisi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aday adayı — is. 1) Herhangi bir işi yapmak, bir görevi yüklenmek için adaylık aşamasını kazanmak amacıyla başvuran kimse Yedek subay aday adayları. 2) Milletvekili ve senatör seçimlerinde, partinin adayı olmak için, partisinde yapılan ön seçimlere adaylığını …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kura — is., Ar. ḳurˁa İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.