yağma etmek

1) birçok kimse, zor kullanarak bir malı alıp kaçmak
2) kurnazlıkla çarpmak, vurgunculuk etmek

Bu endüstri ülkeleri, zenginliklerini üçüncü dünya ülkelerinin ham maddelerini yağma ederek sağlamışlardı.

- H. Taner
3) tar. savaş sonunda zafer kazanmış asker insanları tutsak olarak almak ve malı ele geçirmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yağma — 1. is. Yağmak işi 2. is., Far. yaġmā 1) Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması Yağma ve hırsızlıkla güvenlik ve huzuru bozmaktadır. F. R. Atay 2) tar. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul 3) sf.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yağmâ — (F.) [ ﺎﻤﻐی ] talan, çapul. ♦ yağma eylemek talan etmek, yağmalamak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • alan talan etmek — 1) darmadağınık bir duruma getirmek, altüst etmek 2) yağma etmek, yağmalamak Çapulcular bütün köyleri alan talan etmişler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İGARE — Yağma etmek, hücum etmek. * Teşvik etmek. Gayrete getirmek. Acele etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MENHEB — Yağma etmek. Yağma edecek yer …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • olcamak — yağma etmek, ganimet almak (olcaşmak) olcaş usulunu icra etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karmalamak — yağma etmek, kapmak, yağmalamak. I, 433; II I, 354 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • üplemek — yağma etmek I, 284 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • İGTİNAM — Yağma etmek. Fırsatı ganimet bilmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • yulumak — birine yardım etmek; birini yağma etmek, II I, 90, 91bkz: yol ıtmak, yoluşmak, yolutmak, yulıtmak, yuluşmak,yulutmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.