tüfek atmak

tüfekle ateş etmek

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • tüfek — is., ği, Far. tufeng Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah Birleşik Sözler tüfekhane eski tüfek kaval tüfek makineli tüfek pompalı tüfek top tüfek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • atmak — i, e, ar 1) Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak Taşı suya atmak. 2) Bir şeyi yere doğru bırakmak 3) Bir kimsenin ilişiğini kesmek Adamcağızı berbat bir yere attılar. 4) e, nsz Koymak Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek 5)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uçara atmak — uçmakta olan kuşa tüfek atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÂSIL-I BİLMASDAR — Hakiki müessirden hâsıl olan fiildir. Kendi sebeb ve şartlarından meydana gelen şey. Meselâ: Bir şeye vurmak, masdardır; o vurmaktan hâsıl olan ses çıkmak, hâsıl ı bilmasdır dır. Tüfek atarak bir adamı öldürmekte tüfek atmak fiili, masdar: adamın …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • top — is. 1) Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne Havası boşalmış bir futbol topu... A. Gündüz 2) Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça Kantarın topu. Duvar saatinin topu. 3) Kumaş, kâğıt… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fişek — is., ği, Far. fişeng 1) Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane Ben fişeklerin barutunu, tapasını koyayım, beybaba saçmasını...… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurşun — is., kim. 1) Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb) 2) sf. Bu elementten yapılmış Kurşun boru. 3) Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurusıkı — is. 1) Yalnız barut doldurulmuş, çekirdeksiz tüfek veya tabanca mermisi 2) Bu mermiyi patlatan bir tür tabanca 3) Korku 4) argo Blöf Birleşik Sözler kurusıkı atıcı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kurusıkı atmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tavla — 1. is., Ar. ṭavīle At ahırı Piyade subaylarının binekleri, makineli tüfek bölümünün katırları o tavlada dururdu. N. Cumalı 2. is., İt. tavola 1) Bölümlere ayrılmış iki yanlı tahta üzerinde on beşerden otuz pul ve iki zarla iki kişinin karşılıklı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.