temas etmek

1) (bir şeye) dokunmak, değmek

Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı.

- Ö. Seyfettin
2) (bir şeye) değinmek, sözünü etmek, bahsetmek

Şiiri iyi okuyanlarla fena okuyanlar arasındaki esaslı farka temas ettik.

- Y. K. Beyatlı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • temas — is., Ar. temāss 1) Değme, dokunma (I), dokunuş (I) 2) Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet Her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır. S. F. Abasıyanık 3) Değinme, sözünü etme, bahsetme O konuya hiç temas edilmedi. 4) Gidip gelme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • temâs — (A.) [ سﺎﻤﺕ ] dokunma. ♦ temâs etmek dokunmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • değinmek — e Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek Gündüz yüzme havuzunda açmadığı bir konuya değinmek gereksinmesi duyuyordu. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • değmek — 1. e, er 1) Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik. Y. Z. Ortaç 2) Ulaşmak, erişmek Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince... 3) İstenilen yere düşmek, rast gelmek,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dokunmak — 1. nsz Dokuma işi yapılmak Halılar dokundu. 2. e 1) Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk. A …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜBAŞERET — Bir işe girişmek. Bir işe başlamak. * Karşılaşmak. * Başlamak ve devam etmek. * Temas etmek, dokunmak. * İnsanın derisinin, başkasının derisine dokunması …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • temasta bulunmak — (biriyle) temas etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.