sözleşme yapmak

huk.
bir sözleşmeyi yazılı olarak belirlemek, mukavele yapmak, kontrat yapmak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • sözleşme — is. 1) Sözleşmek işi 2) huk. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat Anayasa, her şeyden önce bütün vatandaşların uymak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kontrat yapmak — sözleşme yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağlantı yapmak — 1) ilişki kurmak 2) anlaşma, sözleşme yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • akdes — (A.) [ سﺪﻗا ] en kutsal. ♦ akdetmek/ eylemek yapmak, uygulamak, icra etmek, imzalamak, antlaşma yapmak, sözleşme yapmak …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • bağlaşmak — nsz, le Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kontrat — is., huk., Fr. contrat Sözleşme Yeni ev sahibi ile kontratını da profesör diye yaptırmış. H. Taner Birleşik Sözler kira kontratı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller kontrat yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • madde — is., Ar. mādde 1) Duyularla algılanabilen nesne 2) Bir cismi oluşturan öge, öz Cam yapmak için silisli maddeler kullanılır. 3) Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mukavele — is., huk., Ar. muḳāvele Sözleşme Meşhur aktör davet edilmiş hatta mukavelesi bile yapılmak üzere imiş! H. F. Ozansoy Birleşik Sözler mukavelename satış mukavelesi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller mukavele yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.