söz açmak

(bir şeyden) bir konu üzerine konuşmaya başlamak, laf açmak

Aklıma bu maaş meselesinden bir kere de Ahmet Kerim'e söz açmak geldi.

- Y. K. Karaosmanoğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • söz — is. 1) Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil 2) Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük 3) Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi Yer yer… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söz getirmek — 1) (birine) birinin eleştirilmesine sebep olmak, bir kimseye söz gelmesine yol açmak 2) (birine) bir kimseye söz gelmesine yol açmak Hâlbuki bu münasebetsiz dedikodular mektebe de söz getirmeye başladı. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • söz sözü açmak — bir konudan konuşurken hemen arkasından türlü konulara geçmek Söz sözü açarak bizim oraları konuşmaya başlıyor ve âdeta gurbette bulunduğumuzu unutuyoruz. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • laf açmak — söz etmek, söz açmak, konuya girmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • parantez açmak — söz veya yazının içine, sözü edilen konu ile ilgili bir bölüm koymak Şimdi burada yeni bir uzun parantez açmak ve bu dağ gezintisi hikâyesinden çok gerilere dönmek ihtiyacını duyuyorum. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayraç açmak — söz veya yazı içine, asıl konu ile ilgisi az olan bir bölüm sıkıştırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağız açmak — 1) söz söylemek, konuşmak 2) azarlamak, paylamak Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayak tutmak — hlk. 1) mâni yarışmalarında karşısındakine uyması gereken uyağı vermek Mânicilerden biri gülerler diye bir ayak tutar, ona biri karşılık verir. S. Birsel 2) öncülük etmek 3) söz açmak 4) ileride söylenecek bir söze önceden zemin hazırlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • baş — 1. is., anat. 1) İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) Bir topluluğu yöneten kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • için — e. 1) Amacıyla, maksadıyla Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı. S. F. Abasıyanık 2) Neden ve sonuç belirten bir söz Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi. R. N. Güntekin 3) dan /… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.