öç almak (veya çıkarmak)

yapılan bir kötülüğün acısını kötülük yaparak çıkarmak, intikam almak

Öç almak ister gibi konuşuyordu ama kime taş attığı belli olmuyordu.

- H. Taner

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • suret almak (veya çıkarmak) — bir belgenin kopyasını çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öcünü almak (veya çıkarmak) — öç almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kıssadan hisse almak (veya çıkarmak) — anlatılan bir olaydan ders almak O zaman, diplomatlar bu kıssadan lazım gelen hisseyi çıkarmasını bilmişler miydi? Ne gezer! Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayakaltına almak (veya alınmak) — hakir görmek (görülmek), gözden çıkarmak (çıkarılmak) Bunlar kolay kolay ayakaltına alınamaz, değil mi? R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • almak — i, ır 1) Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) i, den Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak Çocuğu okuldan aldı. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acısını çıkarmak — 1) acılığını yok etmek Soğanın acısını çıkarmak. 2) mec. uğradığı maddi veya manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak Belki de zamanında lüzumundan fazla susmuştu da şimdi onun acısını çıkarıyordu. H. Taner 3) mec. öç almak Bana yaptıklarının… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • örnek almak — 1) bir kimseye huy ve davranışta uymak, birini ölçü olarak benimsemek Atatürk sarı bıyıklarını kestiğinden bu yana devlet adamlarının çoğu onu örnek aldılar. H. Taner 2) bir şeyden kendisi için ders çıkarmak Bu çocuk babasını örnek alıyor. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • görevden (veya görevinden) almak — 1) bir görevliyi işinden ayırıp açıkta bırakmak, çıkarmak, azletmek 2) bulunduğu makama ait sorumlulukları elinden almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öfkesini çıkarmak (veya almak) — (bir kimseden) öfkeli kişi haksız yere ilgisiz birine çatmak Adamı pataklamadan bırakmazdım, pataklamadıkça öfkemi alamazdım. R. H. Karay Evde önüne gelenin öfkesini kendisinden çıkarmasına alışıktı. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öç — is., cü Kötü bir davranış veya sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve işi, intikam Bunda da biraz öç, biraz nispet, biraz kurum arzusu vardır. A. Gündüz Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.