münakaşa etmek

tartışmak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • münakaşa — is., Ar. munāḳaşa Tartışma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller münakaşa etmek münakaşa götürmemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜNAKAŞA — Mücadele. Münazaa. Karşılıklı sözle çekişmek. Bir mes eleyi sormayı çok ileri götürerek çekişmek. (Bak: Hakperest)(Hadis i Şeyheyn in ittifakına alâmet olan işaretiyle bir hadis bana gösterildi. Hadis midir, değil midir? sual edildi.Ben dedim :… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • çekişmek — münakaşa etmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • aytışmak — nsz 1) Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek 2) ed. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cedelleşmek — le, hlk. 1) Tartışmak, münakaşa etmek, cebelleşmek 2) Uğraşmak, çabalamak, cebelleşmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cenkleşmek — nsz, le 1) Savaşmak 2) mec. Atışmak, çekişmek, münakaşa etmek Sadrazamın kapısındaki dilsizlerle cenkleşirken yardıma yetişen yavere... H. C. Yalçın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tartışmak — nsz, le 1) Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak 2) Ağız dalaşı yapmak, münakaşa etmek Usta da ben de tartışmak istemedik adamla. N. Cumalı 3) sp. Güreşte karşı karşıya durum alıp elle birbirini yoklayarak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • olmak — nsz, ur 1) Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık 2) Gerçekleşmek veya yapılmak 3) Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.