lezzet almak

hoşlanmak

Uysal hayatımız daima gönlümün de aklımın da en lezzet aldığı meşgalesi.

- R. H. Karay

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • lezzet — is., Ar. leẕẕet 1) Ağız yoluyla alınan tat Tekrar odaya dönse bu kaynağın suyunda umduğu lezzeti tekrar bulabilecek miydi? Y. K. Karaosmanoğlu 2) mec. Herhangi bir şey karşısında duyulan zevk, haz Ona da dinlenmek gibi bir lezzet yetişir. A.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜTELEZZİZÂNE — f. Lezzet alarak, lezzet almak suretiyle …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAZZETMEK — Hoşlanmak, zevk ve lezzet almak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İSTİLZAZ — Hoşa gitmek, lezzet almak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • mütelezziz olmak — lezzet duymak, tat almak, mutlu olmak Bu kelimeyi söylerken sanki mütelezziz olur, hep tekrarlardım. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tat — 1. is., hlk. Dilsiz 2. is., dı 1) Bazı cisimlerin tat alma organı üstünde bıraktığı duyum Nem elbisenize işlemiştir, yaşlığında deniz suyunun tuzlu tadı ve yapışkanlığı duyuluyor. R. H. Karay 2) Tatlılık 3) mec. Hoşa giden durum, lezzet, zevk… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.