kayıp vermek

ulus, toplum, kuruluş vb. değerli bireylerini yitirmek

Bizim yokuş son iki yılda çok kayıp vermişti. Cemal Nadir bu kayıpların en büyüğüydü.

- Y. Z. Ortaç

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kayıp — is., ybı, Ar. ġayb 1) Kaybolma, yitme, yitim 2) sf. Kaybolmuş olan, yitik, zayi Kayıp eşya. Birleşik Sözler kaybedilmek kaybetmek kaybolmak ağır kayıp bellek kaybı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İHBARİYYE — Haber vermek işi. * Kaçak veya kayıp eşyayı haber verene mükâfat olarak verilen para …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.