çeşni katmak

değişik bir katkı yapmak

Varlığa yepyeni bir çeşni katan yepyeni bir ulus yaratacağım sizden.

- T. Oflazoğlu

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • çeşni — is., Far. çāşnī 1) Yiyeceğin ve içeceğin tadı, tadımlık Çeşni olsun diye... 2) mec. Özellik Böyle samimi konuşmalarda sözlerimden hiç eksik etmediğim latife çeşnisini temin için burada kalmak için hatta üste biraz para da vermeye razıyım diye… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • halk dili — is., db. Halk ağızlarından ortak dile geçerek ortak dildeki karşılığı ile birlikte dile bir çeşni katmak üzere yaygın bir biçimde kullanılan ağız özelliklerinin bütünü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vermek — i, e, ir 1) Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin 2) Bırakmak veya bağışlamak Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.