barut gibi

1) öfkeli, huysuz, sert, aksi (kimse)

Hocamız barut gibi sert bir adam.

- H. R. Gürpınar
2) pek ekşi
3) acı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • barut — is., Far. bārūd Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde Birleşik Sözler barut esmeri barut fıçısı barut hakkı baruthane barut kabağı barut rengi Atasözü, Deyim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • barut fıçısı — is. 1) Barut koymaya, doldurmaya ve muhafaza etmeye yarayan fıçı 2) mec. Her an olay çıkabilecek durumda olan yer Makedonya nın bir başka adı barut fıçısıydı o dönemde. N. Cumalı 3) mec. Çok kızgın, sinirli ve kinle dolu kimse Atasözü, Deyim ve… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • barut fıçısı gibi — 1) çok kızgın, sinirli ve kinle dolu (kimse) Sadi Nahit i delice kıskanıyordu, içi bir barut fıçısı gibi hasetle doluydu. T. Buğra 2) kavgaya yol açacak (durum) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BARUT — yun. Güherçile ile kükürt ve kömürden mürekkeb, alev alıcı bir maddedir ki, toz halinde olup, umumiyetle ateşli silahlarda ve taş kırmak gibi işlerde kullanılır. * Mc: Çabuk kızan, şiddet ve hiddete kapılan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Erener — Sertab Erener Sertab Erener ouvre le Concours Eurovision de la chanson 2004, en mai 2004, à Istanbul Sertab Erener (née le 4 décembre 1964 à Istanbul d une mère architecte et d un père avocat) est une chanteuse de musique pop tur …   Wikipédia en Français

  • Sertab — Erener Sertab Erener ouvre le Concours Eurovision de la chanson 2004, en mai 2004, à Istanbul Sertab Erener (née le 4 décembre 1964 à Istanbul d une mère architecte et d un père avocat) est une chanteuse de musique pop tur …   Wikipédia en Français

  • Sertab Erener — Naissance 4 décembre 1964 (1964 12 04) (46 ans) Istanbul, région de Marmara Pays d’orig …   Wikipédia en Français

  • ateş — is., Far. āteş 1) Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr Uygarlık ateşten doğmuştur. 2) Tutuşmuş olan cisim 3) Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç Yemeği ateşten indirdim. 4) Patlayıcı silahların atılması Top… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kabak — is., ğı, bit. b. 1) Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita) 2) bit. b. Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü 3) Esrarkeşlerin kullandığı bir çeşit nargile 4) müz. Kabak kemane… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dumanlı — sf. 1) Dumanı olan, duman çıkaran Dumanlı barut. 2) Sisli, sisle örtülü 3) mec. Sıkıntılı, bulanık Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne. A. Gündüz 4) mec. Esrik, sarhoş Birleşik Sözler başı dumanlı kafası dumanlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.