barınmak

1) Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak
2) nsz Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak

Dosdoğru teyzemin evine gidecektim, iyi kötü barınacak bir yer...

- P. Safa
3) Bir yerde yatarak geceyi geçirmek
4) nsz, mec. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak
5) mec. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak

Girip çıktığı mesleklerin hiçbirinde üç dört, hadi bilemediniz, altı aydan fazla barınamadı.

- H. Taner

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • barınmak — gider varır görünmek II, 141, 158 aybaşı kanı boşanmak II, 141 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • barınma — is. Barınmak işi Fırtınalı havalarda gemilerin barınmasına pek elverişlidir. S. Birsel …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • polisevi — is. Polis hizmetinde bulunanların dinlenmek ve barınmak amacıyla kullandığı bina …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yapı — is. 1) Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina 2) Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat 3) Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme Kırıkkale yapısı bir tabanca. 4) Canlı bir varlığın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yuva — is. 1) Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak O zamanlar ... mezarlıkların serviliklerine gizlenen… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TAHAFFUZ — Korumak, sakınmak. Kendini muhafaza etmek. * Barınmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • VATAN-I ASLÎ — Bir insanın doğup büyüdüğü veya içinde barınmak kasdedip, başka yere gitmek istemediği yerdir. Yalnız en az 15 gün kalmak istediği yer de kendisi için vatan ı ikamettir. (Bak: Mukim) * Cennet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.