yuvarlanmak

nsz
1) Kendi üzerinde dönerek hareket etmek

Fıçı yuvarlanıyor.

2) Dökülerek düşmek

Bu hayvancıklara bakarken gözlerimden yaşların yuvarlandığını ve toplandığını duydum.

- M. Ş. Esendal
3) Devrilmek, düşmek

Kapı açılır açılmaz yüzükoyun ve kaskatı yere yuvarlandı.

- A. Gündüz
4) mec. Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • teker meker yuvarlanmak — 1) döne döne yuvarlanmak 2) iyi durumda olan bir kişi durumunu birdenbire yitirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tepetakla gitmek (veya yuvarlanmak) — hızlı bir biçimde toplumsal ve ekonomik durumu bozulmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TEDEHRÜC — Yuvarlanmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEMA'UK — Yuvarlanmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • tengerlenmek — yuvarlanmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • yuwlunmak — yuvarlanmak, kendi kendine yuvarlanmak. 112, 113 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yufluşmak — yuvarlanmak. III, 105bkz: yuwlu şmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yuwalmak — yuvarlanmak I, 397bkz: yuwulmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yuwluşmak — yuvarlanmak III, 105bkz: y ırfluşmak …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • aşmak — yuvarlanmak engeli geçmek …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.