yumuşak su

is., -yu
Az kireçli su

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yumuşak — sf., ğı 1) Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı Pamuk yumuşaktır. 2) Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş. 3) Dokunulduğunda hoş bir duygu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Yumuşak — Ali Yumuşak (* 1952) ist ein deutscher Journalist und Buchautor. Er ist Gründer der deutsch türkischen Medienagentur EuroPress. Der Maschinenbautechniker und diplomierte Betriebswirt arbeitete von 1975 bis 2000 in der deutschen Redaktion der… …   Deutsch Wikipedia

  • yumuşak yüzlülük — is., ğü Yumuşak yüzlü olma durumu Umumi bir paydos borusu çalmaya iradesi ve yumuşak yüzlülüğü mâni idi. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak başlı — sf. Uysal, kolay yola gelen (kimse) Ben, sakin, yumuşak başlı bir adamım. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak ağızlı — sf. Kolay gem alan (hayvan) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak buğday — is. Kırma ve öğütmeye karşı direnci daha az olan, öğütüldüğünde genelde daha ince un meydana getiren ve tane kesiti unsu yapıda, beyaz renkte ve mat görünüşlü olan buğday …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak damak — is., ğı, anat. Damağın boğaza yakın bölümü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak iniş — is. Uzay araçlarında ve uçaklarda aracın ustalıkla, zemine çarpmaksızın yere inişi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak karın — is., rnı Kişilerin, kurumların, ülkelerin konuşulmasından, gündeme getirilmesinden rahatsız olduğu durumlar, konular …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumuşak ünsüz — is., dbl. Ötümlü ünsüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.