yumuk gözlü

sf.
Göz kapakları şişkin, gözü kısık olan

Saffet Hanım ufak tefek yapılı, küçük ve yumuk gözlü bir kadınmış.

- A. Ş. Hisar

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yumuk — sf., ğu 1) Yumulmuş olan, yumulmuş gibi duran, yumulu Uyandı, silkindi, yumuk gözlerini açarak yere sıçradı. P. Safa 2) Tombul Şen, kara gözlü, yumuk, renkli bir çehre! R. N. Güntekin Birleşik Sözler yumuk gözlü yamuk yumuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözlü — sf. 1) Gözü olan 2) Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan İri gözlü. Yeşil gözlü. 3) Bölmesi veya gözleri olan Bu masa üç gözlüdür. 4) Deliği olan Sık gözlü kalbur. Birleşik Sözler açgözlü ahu gözlü ak gözlü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.