yoklama

is.
1) Yoklamak işi, kontrol

Müdür sıkı bir kasket yoklaması yapıyor, kapıdan kuş uçurtmuyordu.

- R. Ilgaz
2) Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan sayma işlemi

Okulda sınıf yoklaması. Asker yoklaması. Emekli yoklaması.

3) Okullarda öğrencilerin bilgisini anlamak için yapılan sınav

Yazılı yoklama. Sözlü yoklama.

Birleşik Sözler

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yazılı yoklama — is. Yazılı sınav …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • san — yoklama; hesab; parça; itibar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İHTİBAR — Yoklama. Deneme. Sınama. Tecrübe …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İSTİBAR — Yoklama, muayene etme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • sondaj — is., Fr. sondage 1) Sonda ile yoklama, sondalama 2) mec. Bir durum, bir düşünce ile ilgili olarak yapılan yoklama, araştırma Bu konudaki sondajları iyi oldu. Birleşik Sözler sondaj kuyusu Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller sondaj yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gündüzlü — sf. Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari Akşam etütte yoklama yapılınca o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın gündüzlülere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı. H. Taner Birleşik Sözler geceli gündüzlü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • istimzaç — is., cı, esk., Ar. istimzāc 1) Bir kimsenin huyunu, kişiliğini tanımak için araştırma 2) Sorma, yoklama Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller istimzaç etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kontrol — is., lü, Fr. contrôle 1) Denetleme 2) Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır. N. Cumalı 3) Yoklama, arama Gümrük kontrolü. 4) Denetçi, kontrolör… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • muayene — is., tıp, Ar. muˁāyene 1) Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma En son bir de kan muayenesi yaptılar. S. F. Abasıyanık 2) Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol Gümrük muayenesi. Birleşik Sözler muayenehane …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sınav — is. 1) Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test 2) mec. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum Evliliğin ilk yılları bir sınavdır. Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.