yer elması

is., bit. b.
1) Birleşikgillerden, kök sapları yumru durumunda olan bir bitki (Helianthus tuberosus)
2) Bu bitkinin besin olarak yararlanılan kök sapı

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yer — is., gök b. 1) Dünya 2) Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal 3) Gezinilen, ayakla basılan taban Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • helep — yer elması …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • elma — is., bit. b. 1) Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus) 2) Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi Birleşik Sözler elmabaş elma …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • badat — is., bit. b. Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yumru kök — is., bit. b. Patates, pancar, yer elması gibi yumru biçiminde olan kök …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dağ — 1. is., Far. dāġ 1) Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan 2) İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılan yanık 3) mec. Büyük üzüntü, acı Birleşik Sözler gözdağı 2. is. Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.