yelken kulaklı

sf.
Dış kulağı iri ve geniş olan

Bir kenarda, yelken kulaklı bir stajyer, ajans bültenlerinden özet çıkarmaya çalışıyor.

- A. İlhan

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • kulaklı — sf. 1) Kulağı herhangi bir biçimde olan Küçük kulaklı. 2) Kulağa benzer çıkıntısı olan 3) is. Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir çeşit yatağan 4) is. İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tencere, kazan Birleşik Sözler …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yelken kulak — sf., ğı Yelken kulaklı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.