yarım asalak

is., -ğı, bit. b., hay. b.
Üzerinde yaşadığı konakçı bitkiden bazen hazır besin maddesi alan, gerektiğinde kendi beslek yaşayabilen, klorofilli bitkilerde görülen, tam olmayan asalak, yarı asalak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yarım — sf. 1) Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç 2) Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı. O. C. Kaygılı 3) is. Bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • asalak — is., ğı, biy. 1) Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit 2) sf., mec. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, tufeyli Birleşik Sözler asalak bilimi dış asalak iç asalak tam asalak yarı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yarı asalak — is., ğı, bit. b., hay. b. Yarım asalak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bit — is., hay. b. Yarım kanatlılar alt takımına giren, insan ve memeli hayvanların vücudunda asalak olarak yaşayan böcek, kehle (Pediculus) Baş biti. Vücut biti. Tavuk biti. Ağaç biti. Çiçek biti. Birleşik Sözler bit otu bitpazarı bit yeniği kabuklu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hortumlu böcekler — is., ç., hay. b. Eş kanatlıları, yarım kanatlıları, tahtakurularını içine alan, kan veya öz su emici birçok asalak türü bulunan böcekler topluluğu (Rhynchota) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yarı — sf. 1) Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf 2) Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan Yarı yolu aldık. Yarı mesafede. 3) is. Futbolda 45 dakikalık her iki devreden biri Birinci yarıda dört gol attık. 4) zf. Gereğinden az, tam… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.