yaranmak

-e
1) Bir davranışla birini memnun etmek

Vatanın hukukunu müdafaa etmek lazımken düşmana yaranmak bahanesi altında...

- H. C. Yalçın
2) mec. İçten olmayan davranışlarla birini memnun etmeye, gözüne girmeye çalışmak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yaranmak — yaranmak, yaltaklık etmek; koşakta koşturularak alıştırılmak, I, 394; II I, 20, 83 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • yalakalık etmek — yaranmak amacıyla aşırı derecede dalkavukluk etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bu türlü — zf. Böyle, bu biçimde Bu türlü konuşanlar, bazı güçlü kişilere yaranmak çabası içindedirler. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dalkavuk — is., ğu 1) Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, şaklaban, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak Bunları yaparken hiçbir zaman kendini dalkavuk vaziyetine düşürmez. R. N. Güntekin 2) tar.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kasideci — is., esk. 1) Kaside yazan şair 2) mec. Birine yaranmak amacıyla aşırı övgüde bulunan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kavukçu — is., esk. 1) Kavuk yapan veya satan kimse 2) mec. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • koltuklama — is. 1) Koltuklamak işi 2) Yaranmak için birine söylenen övücü söz, kompliman …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • peşkeş — is., esk., Far. pīşkeş Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller peşkeş çekmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yalakalık — is., ğı Yaranmak amacıyla aşırı derecede övgüde bulunma işi Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller yalakalık etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaranma — is. Yaranmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.