yalın ayak

sf., -ğı
1) Ayakları çıplak

Yalın ayak çocuklar bir kasırgaya tutulmuş gibi tozu dumana katarak koşuşuyorlardı.

2) zf. Çıplak ayakla

Sonra kalktım, yalın ayak, örtüsüz tahta masaya gittim.

- H. E. Adıvar
Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • yalın ayak — çıplak ayak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • yalın ayak, başı kabak — 1) ayağı ve başı çıplak Bir toprak yolda köylüler yürüyor, yalın ayak, başı kabak çocuklar görüyordum. S. F. Abasıyanık 2) mec. çok perişan bir kılıkta İçinde yaz kış, bir don bir gömlekle yalın ayak, başı kabak bir adam oturur. Y. K.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yalın — 1. is., hlk. Alev 2. sf. 1) Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı) 2) hlk. Çıplak, kınından çıkmış Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı. E. E. Talu Birleşik Sözler yalın ad yalın ayak yalın cümle yalın durum …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayak — is., ğı, anat. 1) Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü 2) Bacak 3) Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var. 4) Vücudun… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yalın kelime — is., dbl. Anlamlı olarak daha küçük parçaya bölünemeyen, kök durumundaki kelime, basit kelime: Ev, gel, ayak gibi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • uldımak — yalın ayak, nalsız kalmak; ayağı ya ralanmak, ayağı aşınmak I, 104, 273 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • HAFA' — Yalın ayak yürümek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAFİ — Yalın ayak yürüyen veya koşan. * Çok ikram eden insan. İnsanı güler yüzle karşılayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HIFY(E) — Yalın ayak yürümek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HUFVE — Yalın ayak olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.