balık çorbası

is.
Suda pişirilip kılçıkları ayıklanmış, incecik kıyılmış balık ile soğan, yağ, havuç, pul biber, patates ve domatesten hazırlanan bir çorba türü

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • balık — is., ğı, hay. b. Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı Birleşik Sözler balık adam balık bilimi balık çorbası balıketi balık eti balıkgözü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çorba — is., Far. şūrbā 1) Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek 2) mec. İçinden çıkılmaz durum Birleşik Sözler çorba kaşığı çorba tabağı egzotik çorba ekşili çorba hazır çorba terbiye …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Turkish cuisine — Variety of Turkish Dishes Turkish cuisine (Turkish: Türk mutfağı) is largely the heritage of Ottoman cuisine, which can be described as a fusion and refinement of Central Asian, Middle Eastern and Balkan cuisines.[1] …   Wikipedia

  • dalyan — is., den., İt. İtaliano Deniz, göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde ağ ve kazıklarla oluşturulan, büyük balık avlama yeri Birleşik Sözler dalyan ağı dalyan çorbası dalyan köftesi dalyan sepeti dalyan tarlası dalyan yeri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hamsi — is., hay. b. Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında avlanan, 10 12 cm boyunda, ince uzun bir balık (Engraulis encrasicholus) Birleşik Sözler hamsi buğulama hamsi çorbası hamsi ezmesi hamsikuşu hamsili pilav …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mantar — is., bit. b., Rum. 1) Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel bitkilerin genel adı (Fungi) Çayır mantarı. 2) Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • süt — is. 1) Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını beslemek için memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı 2) bit. b. Bazı bitkilerin türlü organlarında bulunan beyaz renkte öz su 3) Erkek balığın tohumu 4) Süte benzeyen her türlü… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • un — is. Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri İstanbul da mısır unundan baklava yapılırmış, diye bir gün köye geldi. S. F. Abasıyanık Birleşik Sözler un çorbası un helvası esmer un has un özlü un …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.