varagele botu

is., den.
İki nokta arasında ulaşımı sağlayan bot

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • varagele — is., den. 1) Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan halat 2) mec. Belirsizlik Bir varagele içindeyiz. Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak ülkeyi. A. Ağaoğlu Birleşik Sözler varagele bombardımanı varagele botu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gelmek — den, e, nsz, ir 1) Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan 2) Geriye dönmek ... adamı Ödemiş ten aldım geldim, her masrafını çektim. N. Cumalı 3) Oturmaya, ziyarete gitmek Dün akşam amcamlar bize geldi.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • varmak — e, ır 1) Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak Köye akşama doğru ancak varabildim. S. F. Abasıyanık 2) Belli bir duruma veya düzeye gelmek Yaşı elliye vardı. O şimdi yolun yarısına varmıştı. 3) Hoş olmayan bir sona ermek Beni… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bot — 1. is., İng. boat 1) Küçük gemi Şu botta bu kadar er var, içlerinde gözüm bir seni tuttu. H. Taner 2) Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal Birleşik Sözler borda botu çıkarma botu varagele botu 2. is., Fr. botte Uzun konçlu, kapalı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.